Ergenekon, kürt açılımı, yargı sorunu, ordunun haydutluğu... Tüm bunları henüz yeni yeni tartışmaya başlamışken; tam şu anda 29 yıl önceki bugünü düşününce, yediğimiz dipçiğin acısını daha iyi hissediyoruz.
Eskisi kadar heyecanlı değilim artık. Hatta sinirlenmiyorum bile. Üzülüyorum sadece. Hâlâ cezaevlerinde 12 eylül mahkumları var. Şimdilerde neler hissediyorlar, düşünmek bile istemiyorum.
Cumhuriyet devriminin hemen sonrasında atılan, ideoloji sahibi bürokrasi sisteminin tohumları, kenan evren'den sonra şaha kalktı. Nerde duydum hatırlamıyorum, arkadaşın biri "isminin sonuna 'cumhuriyet' koymakla bitmiyor iş" diye isyan etmişti.
Biz gelişmiş değil, gayriihtiyari gelişme aşamasına girmiş bir ülkeyiz. Biz cahil bir milletiz. Demokrasiyi kullanamıyoruz. ha bi de üç tarafımız denizlerle çevrili.
Ama değişiyoruz elbette. Tarih değişiyor çünkü. İstestekte istemesekte; uyarlığa, ışığa doğru ileriyoruz. Şuan yaşadığımız ergenekon, kürt meselesi gibi tüm tartışmalarda, bu geçiş döneminin sancıları.
Çok canımız yanacak fakat sonu aydınlık. Dediğim gibi, bu bir tarih süreci. Kırk tane TSK gelse de engelleyemez bunu.
0 yorum:
Yorum Gönder