Çocuktum. Fazlasıyla normal bir çocuk olduğumu düşünür, bundan rahatsızlık duyardım. Bir dönem, sürekli kendime bir karakter uydurma çabası içersinde oldum.
Çevremde ki insanların ağızlarından çıkan her kelimeyi analiz ediyor, kendimce insanlara dair karakter tahlili yapıyordum ve insanların beğendiğim parçalarını alıp, kendime yapıştırıyordum.
Küfürler önemliydi. İnsanı en kolay küfürler ele veriyordu çünkü. Bazı küfürlere hayran kalır, bazılarından tiskinirdim. Duyduğum her küfrü belleğime alır, "bunu kullanmalıyım" diye etiketlediklerimi kullanmak için fırsat kollardım.
O zamanlar bana göre, "ammını götünden siktiğimin evladı" en agresif, "lan ibne" en samimi, "lavuk" ise en eğlenceli küfürdü.
Birgün, "ermeni oğlu ermeni" diye bir küfür duydum. Şaşırdım, anlam veremedim. sonra bir kez daha duydum, sonra bir kez daha..
Ermenilerin bir millet olduğunu biliyor ama bunun neden hakaret sıfatı olarak kullanıldığını anlayamıyordum.
Birde "kıro" var elbette. kıro'yu yıllarca, görgüsüz ve kaba saba davranan insanları tanımlamak için kullanılan argo bir kelime sanardım. insanlık beni affetsin; benim de kullanmışlığım vardır.
Sonra, nasıl oldu bilmiyorum. bi baktım büyümüşüm. bi baktım herşeyin farkındayım.
"ermeni oğlu ermeni" küfrünün, toplumun ciğerine işlemiş ermeni nefretinin bir ürünü olduğunu anladım. insanlığımdan utandım.
"kıro" kelimesinin, kürtçe erkek çocuk anlamına geldiğini öğrendim. insanlığımdan utandım.
Çocukken başlattığım, "küfürden karakter analizi" oyununu ancak şimdi tamamlayabildim.
Bunu istermiydim bilmiyorum ama; yeryüzündeki bir çok insandan tiksiniyorum şimdi.
ama kızmıyorum eskisi gibi. öfke biten bişey sanki. ve benim öfke duygum tükendi. sadece tiksiniyorum.
0 yorum:
Yorum Gönder