by
dreamy - 19 Mart 2009 -
yorum yok
Bugün knorr hazır çorba ile hazırladığım 4 kişilik çorbayı tek başıma içerken, bazı tutum ve davranışlarımızı, tam tersini yeğlememize rağmen; değer verdiğimiz insanların düşünceleri ışığında eyleme döktüğümüzü farkettim. Sigaranın saygıyla bi alakası olmadığına inandığımız halde, babanın karşısında sigara içmemek gibi.
Bu durumun, saygı, örf ve mahalle baskısı üçgeninin içinde, bir yerlerde olduğunu düşünüyorum. Müsait bi zamanda bulunduğu yerden çekip, çıkarmak gerek.
by
colic - 17 Mart 2009 -
yorum yok
çok güzel cümlelerim oldu benim.
ama hiç birini kullanmadım daha güzel yerlerde kullanırım diye sakladım,
sonra kullanmak istediğimde fark ettim;
meğer unutuyormuş insan,
meğer çok güzel an o anmış,
meğer ertelememek lazımmış,
meğer o gün, o sayfaya, o muhabbete, o ortama cuk diye oturuyormuş o cümle. devamını oku »
by
Nor - 04 Şubat 2009 -
yorum yok
1 yıl mı oldu yoksa daha mı fazlaydı unutmuşum.Eskiden daha bi farklıydık, ne kadar uzak olsak da daha bi yakındım sana.şimdi benden o kadar uzaklaştın ki, görüş alanımdan çıktın,gittin. kaçtın benden adeta.
Arkadaş mıydık yoksa daha başka mıydık bilmiyorum.Sınırda devamlı kıpırdıyordun.Ah bi sabit kalsaydın.. Şimdi ise ne arkadaşlık kaldı ne de daha bi başkalık. unutuldu hepsi. “nasılsın, nasıl gidiyor”dan ileri gitmiyor artık konuşmalarımız. Araya belli bir süre girince unutturdun hepsini, teşekkür ederim. devamını oku »
by
dreamy - 07 Ocak 2009 -
4 yorum var
çocuktum.
fazlasıyla normal bir çocuk olduğumu düşünür, bundan rahatsızlık duyardım.
bir dönem, sürekli kendime bir karakter uydurma çabası içersinde oldum.
çevremde ki insanların ağızlarından çıkan her kelimeyi analiz ediyor, kendimce insanlara dair karakter tahlili yapıyordum ve insanların beğendiğim parçalarını alıp, kendime yapıştırıyordum.
küfürler önemliydi.
insanı en kolay küfürler ele veriyordu çünkü. bazı küfürlere hayran kalır, bazılarından tiskinirdim. duyduğum her küfrü belleğime alır, “bunu kullanmalıyım” diye etiketlediklerimi kullanmak için fırsat kollardım. devamını oku »
by
dreamy - 15 Kasım 2008 -
6 yorum var
“benim bir planım var. yüzüne bakıyorum ama aslında başka ve önemli şeyler düşünüyorum. zekiyim ve düşünüyorum.” der gibi bakıyordu yüzüme. omuzlarımı yukarı kaldırıp, uzun uzun dikildim karşısında. gözbebeklerini kıpırdatmadan, tekrar baktı ama bu defa gerçekten baktı yüzüme. dudağının sağ köşesi yukarıya doğru tırmandı hafiften. o bakışlarda ki ışıltıyı öyle güzel yakaladım ki, adam sırasına koydum kendimi.
yüzünde, hayat tecrübesini ve buna dayalı olarak da özgüvenini gösteren çizgileri, beyaz gömlek ile kırmızı fuları ve dip boyası gelmiş dalgalı saçlarıyla bin yıllık bir kadın var karşımda. onda tanrısal bir ışıltı, bende ebleh bir sırıtış. hazırlıksız yakalandığım bir meydan muharebesindeyiz. devamını oku »